aslanbey's profileŞU YALAN DÜNYADA BİR SEN...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    April 17

    BÜYÜK YAŞAMAK

    büyük yasamak için yapılması gerekenleri de özetlemiş:



    "büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse



    onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. herkes senin aleyhinde



    bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. iste sen burada direneceksin. önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil küçük, araçsız, hiç telakki edecek, kimseden yardim gelmeyeceğine inanarak o engelleri asacaksın. ondan sonra sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere de güleceksin."



    ATATÜRK
     

    ADIM SOYADIM

    Ben; anlamsız kavgalarla,
    Ben; yarınsız sevdalarla,
    Ben; anlatılan masallarla yitirdim inancımı...

    Kuralsız insanların sahte cennetlerinde, yanlışı doğrudan, karayı beyazdan,
    adamı adamdan, insanı insandan ayırmakla geçti gençliğim.

    Ben; kan gövdeyi götürürken,
    Ben; can bedenden ayrılırken,
    Ben; kan damardan çekilirken, öğrendim yaşamayı...

    Başarmak için inanç, inanmak için yürek, kazanmak için bilek gerekliymiş.
    Adımlarını sert basmalı, yumruğunu sert vurmalı, sesin gür çıkmalıymış. Taş
    kadar ağır, taş kadar sağır, taş kadar küçük, taş kadar büyük olunmalıymış.
    Karnın açken bile kuyruğun dik, belin bükülse bile başın hep dik kalmalıymış...

    Şimdi tanıdınmı beni?
    ADIM : ...
    SOYADIM : ...

    Biz sevdiğimizi gün olur başımıza taç yaparız....
    Biz sevdiğimizi gün olur bağrımıza taş diye basarız...



    NEREDESİN VEFASIZ

    Neredeysen duy sesimi,sitemlerim ahlarım var,bir an bile gözlerimi kapatmadan uykusuz sabahlarım var,acılar içerisinde,sancılar içerisinde,her gün gelecek diye özlemim var,için için eriyip bitmekteyim,yalancı yar ile yalan dünya beni dermanı olmayan derde sardı,her gün dört gözle beklemekteyim,ölmeden diri diri mezara soktun beni,canımı alması için Allah'a her gece dualarım niyazlarım var,keder ise çekmekteyim,gözyaşları dökmekteyim
    hadi gel beklemekteyim,pes etmeyen huylarım var,azrail gardaşım ölüm yoldaşım oldu,ismini duyanlar korkar kaçarlar,benim her ikisinede ihtiyacım var,evledın anaya,ihtiyacı olduğu gibi,acı ve ızdırapların son bulması için,
    gitmelisin diyemedim,aşkını söndüremedim
    gönlümü güldüremedim, feryattayım aylarım var
    keder ise çekmekteyim,gözyaşları dökmekteyim
    hadi gel beklemekteyim,pes etmeyen huylarım var
    hadi gel gülsün aglayan yüzüm,son bulsun çektiğim ızdıraplar,hadi gel bitsin yalan dünyanın yalancıgülleri,sevgiler,ben sana koşa koşa geliyorum,sende bir an önce bana gel,senin gelişinle bütün bunlar son bulacak,kurtuluşum sensin ÖLÜM

    HAYALET SEVĞİLİ

    Ansızın girdin yaşamıma ve doyamadan
    ani bir kararla da çıktın.
    Yaşanacak çok güzel şeyler vardı,
    hayalini kurduğumuz.
    Belki geleceğe yönelik değildi ama
    yaşama dair paylaşacağımız
    mutluluk dolu dakikalardı,
    hayalini kurduğumuz.

    Seni gerçekten çok sevdim hayalet sevğili.
    Neden diye sorma bilemiyorum,
    bunu ifade etmem de mümkün değil.
    Nedensiz de sevilir diye bir şarkı var ya sanki tam bana özgü bir şarkı.

    Evet sevgili!
    Hayalini kurduğumuz yaşamayı düşlediğim
    sevgiliydin sen.
    O yüzden sana bu bağımlılığım.
    Sanki sensiz bir yaşam yok bu dünyada
    Ama yaşıyorum işte.
    Nefes alıyorum,
    ama buna yaşamak denirse eğer,
    ruhsuz bedenle
    sadece kuru nefes.
    vurduğun agır darbenin bedelini
    can çeke çeke ödüyorum
    sana olan aşkımın bedelini
    Seni ilk gördüğüm günü hatırlıyorum da
    gözlerinin o delici sımsıcak bakışı, kararlılığın,kendinden emin
    ve sevimli gülüşün.

    Bilemiyorum,herşey sevgim aşkım
    hayallerim yarım kaldı.
    Yaşanacaklarım saklı kaldı.
    Çok denedim seni kalbime ta derinliklere
    hapsetmeyi
    ama her gün başlangıcında
    sabah uyandığımda yanımda sen ,
    gözlerini gözlerime dikmiş
    bana bakan seni görüyorum
    beni buralarda yalnız koyma deyişini
    bu bayram mezarına gelmediğimi
    çok beklediğini,mezarının üzerindeki
    diktiğim güllerin
    susuzluktan kuruduğunu
    sitemini duyuyorum
    sende yoksun yanımda
    bir başıma kimsesiz koyup
    karatoprağa gömdün aşkımızı
    bekle bende geliyorum
    sen kendinle gömdün aşkımızı mezara
    eksik olan bir benim
    bekleyin geliyorum ey sevgili

    April 16

    HELAL ETMEM

    sonu yoktu bu aşkın ikimizde bile bile niye başladık cehennem kazanında canlı canlı haşlandık, gönülleri kırıp,zincire vurduk, gönülsüz ayrıldık,diri diri kendimizi mezara gömdük,unuttuk aşkın yanmak,kavuşamamak olduğunu,ağlamanın,sızlamanın fayda vermeyeceğini,sev ğimizi özğürce haykıramıyacağımızı,birbirimizi gözümüzden bile kıskanacağımızı,herkesten gizleyip yalnızca sen ben birde yaradan'ın bileceğini,bütün buınaları bilerek,peşin peşin sonunda acılara boğulacağımızı bilerek el ele bu aşk denen cehennem kazanına atladık,şimdi ağlamanın dövünmenin bir anlamı yoktur,
    nasıl sevdik bir birimizi yaşarken öleceğimizi bile bile tüm bu olumsuzluklara ragmen tek kazancımız birlikte yaşadığımız leylara mecnunlara emsal o temiz aşkımız oldu,seni bilmem şimdi bir başıma deli divane misali o günleri hatırlıyor geçen o güzel günler bir film şeridi gibi gözümün önünden gitmiyor,düşün bir kere en sevdiğin filmi kaç kere izlemek istersin ne kadar izlersen izle gün gelir bıkarsın,ama ben bizim aşk filmimizi her an her saniye seyrediyorum ecel gelip bu can bedenden çıktığı ana kadar seyretmeye devam edeceğim,bıkmadan usanmadan,hakkımı adı aşk deyip hayal yıkanlara,aşkı kirletenlere,helal etmiyorum,bu aşkı hayallerde yaşatarakta ölmek ne güzel bir duyguymuş bunu yeni anladım,Bu dünyada birlikte yandık öbür dünyada birlikte gülermiyiz?

    EY ÖLÜM

    Hep kalanlara gidenleri kattım!
    Bir gün yerine geçemediler.
    O kalanlara gidenleri kattım
    yine de bir tane ?sen? edemediler.
    Önceleri hasreti hiç tatmadım,
    senden hiç ayrı kalmadım,
    biter diye takvimlere baktım.
    Zor geldi ayrılık alışamadım.
    An gelir insan gülerken ağlarmış.
    Gözyaşları sel olup kalbine akarmış?
    Seni çok seviyor ve özlüyorum.
    bırakma beni dünyada zalimlerin eline
    sana koşarak geliyorum
    Bekle beni ey ölüm


    PAYLAŞMAK

    Paylaşmanın kendini azaltmak olmadığını,
    Diğer çalışanların öcü olmadığını,
    Yüzyüze konuşmanın arkasından konuşmaktan daha etkili olduğunu,
    "Günaydın !" demenin borç para vermek olmadığını, "Lütfen !" demenin
    utanılacak bir şey olmadığını, Yönetici olmanın emir vermek
    olmadığını, İşyerinde şarkı mırıldanmanın suç olmadığını,
    Astları ile aynı asansöre binmenin asansörü düşürmeyeceğini,
    Saygının el pençe divan durmak olmadığını,
    Geç gelenler listesinin erken gelmeyi sağlasa bile başarıyı
    arttırmayacağını,
    Bol bol toplantı yapıp fırça atmanın yöneticilik olmadığını,
    Kahkahalar ile gülmenin laubalilik demek olmadığını,
    Saygı duyulacak iş, saygı duyulmayacak iş diye bir ayırımın olmadığını,
    Yöneticiye duymak istediğini söylemenin iyilik olmadığını,
    Eğitimin dinlenme olmadığını,
    Iletişim kurmanın sadece konuşmak olmadığını,
    "Özür dilerim !" kelimesinin yasak olmadığını,
    Yaşamda sevinçler kadar hüzünlerin de olduğunu,
    Mutluluk maskelerinin satılmadığını bilen
    Kendisi ve bütün dünya ile barışık olan,
    Ve bunları tüm çevresine anlatıp aşılayacak kişiler
    ARANMAKTADIR..



    --
    Lider dediğin önde yürüyen değil, yol gösteren olmalıdır.

    Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Mustafa Kemal ATATÜRK



    YOKLUK

    Yetti artık tak etti

    Canıma bu yoksulluk

    Dinmez gözümün yaşı

    Akar oluk oluk

    Yüzüm gülmez kül gibi

    Rengim ise soluk

    Sormaz kimseler

    Soran olmaz kimilerine

    Nereden geliyor diye bu bolluk

    Perişan olduk

    Hepimiz çoluk çocuk

    Yoksulluktan alamadım

    Çoçuklara birer gocuk

    Kimi et yer kimisi sucuk

    Aç susuz durur çoluk çocuk

    Bazılarına nereden geldiği

    Bilinmez bu bolluk

    Sormaz kimseler

    Soran olmaz kimilerine

    Nereden geliyor diye bu bolluk



    Dertten sıkıntıdan

    Döküldü saçlarım yoluk,yoluk

    Herkes gezerken halı üstünde

    Oturmaya bulamadık bir yolluk

    Kesildi sesim çıkmıyor nefesim

    Alamam bir nefes ile soluk

    Sormaz kimseler

    Soran olmaz kimilerine

    Nereden geliyor diye bu bolluk



    Parasının hesabını

    Bilmezken çoğu

    Meteliksiz cebimde yok bir onluk

    Yoksulluktan düşünemezken yarını

    Kimileri kazanıyor

    Hiç çekmeden zorluk

    Sormaz kimseler

    Soran olmaz kimilerine

    Nereden geliyor diye bu bolluk

    NESİNE NESİNE

    Kurumuş süt vermez inekteki meme

    Para bulamaz ki küspe kata fakir yeme

    Bırak ağalığı bırak senin nene

    Kime yana fakir derdini kime



    Nesine nesine kimin nesine

    Kulak verin ağlar fakirin sesine



    Beladan kaçtıkça yakasına yapışır bir kene

    Yenilecek bir şey değil ki fakirlik yene

    Bir şey düşünme boş ver hele bir dene

    Kime yana fakir derdini kime



    Nesine nesine kimin nesine

    Kulak verin ağlar fakirin sesine



    Efkar basar gönlünü fakirin yine

    Kuş değil ki gökyüzüne çıkıpta ine

    Kayıp edecek bir şey yok ki korkup ta sine

    Kime yana fakir derdini kime



    Nesine nesine kimin nesine

    Kulak verin ağlar fakirin sesine



    Bayram gelir seyran gelir fakirin nesine

    Kuşlar yerine karga konar ensesine

    Sarpa sardı işler gider tersi tersine

    Kime yana fakir derdini kime



    Nesine nesine kimin nesine

    Kulak verin ağlar fakirin sesine

    NE OLACAK HALİN

    Öldüm deyip mezar tahtasına değince alın

    Bir fayda sağlamaz mülkin ile malın

    Kurtulmak için olmayacak tutunacak dalın

    Düşündün mü? Nice olacak kabirde halin



    Para etmez orada köşkün ile yalın

    Korkudan dili çözülür vallahi lalın

    Katran olacak yiyeceğin balın

    Düşündün mü? Nice olacak kabirde halin



    Yatağın toprak yorganın dikenli çalın

    Sırtına batınca taşlar kalın, kalın

    Eğilecek baş secdeye düşecek alın

    Düşündün mü? Nice olacak kabirde halin

    HAKİM BEY

    Deli divane ettin

    Mecnuna çevirdin sen beni

    Mahkemeye dava ettim

    Şikayet ettim seni

    Hakim şikayetin nedir dedi

    Anlattım hakime

    Her şeyi seni

    Sorma dedim hakim bey

    Nasıl anlatayım dedim derdimi

    Yedi beni bu sevda yedi dedim

    Bir türlü sevdiremedim

    Sevmedi gitti dedim beni

    Anlamamış sevdanı

    Bilmemiş kıymetini senin

    O nankör kedi dedi

    Burnumda halen kokuyor dedim

    O mis gibi teni

    Çokmu seviyorsun onu dedi

    Çok seviyorum

    Allah inandırsın dedim

    Hakim bey seni

    Ne zaman terk etti dedi seni

    Yıllarca beraberdik

    Yeni ayrıldık dedim yeni

    Vicdanıyla baş başa

    Bırak onu sen bırak dedi

    Aşk ihanetinin cezası

    Yokki vereyim dedi

    Ben affettim

    Allahta afetsin

    Hakim bey dedim

    Bir daha rahatsız

    Edemiyeceksin sen beni

    Bir ömür boyu

    Zincire vurup

    Gönlüme kitledim

    Yüreğime Hapsettim seni

    DÜŞÜNDÜKÇE

    Soğuk sokaklardan uzak bir ev sıcak mı sıcak

    Olmadı beni bağrına basan şefkatli bir kucak

    Bulamadım bir yuva,kafamı sokacak

    Düşündükçe yüreğime saplanır kanlı bir bıçak



    Dolaşırken sokaklarda yalın ayak çıplak bacak

    Yok ki gideceğim ne bir köy nede bir bucak

    Ne anam var nede babam,beni bağrına basacak

    Düşündükçe yüreğime saplanır kanlı bir bıçak





    Açık gidecek gözlerim,görmeden sıcak bir ocak

    Bulamadım bir doktor derdime reçete yazacak

    Ölsem tek dostum yok mezarımı kazacak

    Düşündükçe yüreğime saplanır kanlı bir bıçak



    Bir gün görmedim ki gülüp oynayıp koşacak

    Kimsem yok derdimi dinleyip halimi soracak

    Bir tek canım kaldı onu da azrail alacak

    Düşündükçe yüreğime saplanır kanlı bir bıçak

    İSTANBUL KİMSESİZ ÇOCUKLAR VAKFINA BAĞIŞLANMIŞTIR.


    OĞLUM

    Kalmadı dünya da yoktur insanlık yok

    Yoksulluk bağrıma saplandı sanki bir ok

    Zengini sorarsan her zaman karnı tok

    Kötülüğün sonu boştur oğlum boş



    İyiyi arama kötüyü sorarsan çok

    Gördüklerim karşısında geçiririm şok

    Acıma kalmadı merhamet dersen yok

    Kötülüğün sonu boştur oğlum boş



    Acın halinden bilmez derler tok

    Ölümden öte unutma yol yok

    Kötüyü her zaman yerin dibine sok

    Kötülüğün sonu boştur oğlum boş

    NİYE

    Bir ağacın meyvesini böldüler ikiye

    Bu ayrılık bu ikicilik bilmem ki niye

    Kimine Türk kimine kürt diye diye

    Allah bile kabul etmez

    Öyleyse bu naneyi yemek niye



    Emretmiş yaradan kitabında oku diye

    Vermişken bizlere türlü nimetleri ye diye

    Uymak mı gerekir bu naneyi yiyen adiye

    Allah bile kabul etmez

    Öyleyse bu naneyi yemek niye





    Hor bakar olduk ibret için yaratılan deliye

    Değer vermez olduk doğru konuşan veliye

    Öyleyse bu cehalet neden niye

    Allah bile kabul etmez

    Öyleyse bu naneyi yemek niye



    Bin bir özellik vermiş mevlam yarattığı Aliye

    Sevmekle olmaz uymak lazım veliye

    Bakıp ibret almak lazım akılsız dediğimiz deliye

    Allah bile kabul etmez

    Öyleyse bu naneyi yemek niye

    BOŞ KALMASIN KUNDAKLAR

    Suçsuz günahsız

    Giden binlerce canlar

    Sebepsiz boş yere

    Akan bunca kanlar

    Yıkılan evler

    Viren olan hanlar

    Her günümüz karanlık

    Ağırmayacakmı artık tanlar

    Bitsin artık bitsin

    Zihinleri kurcalayan

    Şüpheler,zanlar

    Son olsun bu son

    Evlat acısıyla yanıp

    Sönen ocaklar

    Sessiz sessiz ağlayan

    Köyler bucaklar

    Öksüz,yetim kalan

    Sabi uşaklar

    Ölmesin kundağında bebekler

    Boş kalmasın beşikler,kundaklar

    Evlat acısıyla

    Gözleri dolup

    Yüreği yananlar

    Ardından ağıt yakıp

    Saçlarını yolanlar

    Henüz gencecik baharında

    Muradına ermeden solanlar

    Son olsun bu son

    Ağlamasın artık

    Babalar analar

    Size sesleniyorum size

    Yıkılıp yok olasıcalar

    Hep kötülükten

    Medet umanlar

    Bu vebale bu suça

    Ortak olanlar

    Sinsi,sinsi

    Haince plan kuranlar

    Terörün arkasında durup

    Destek olanlar

    Size sesleniyorum size

    Yıkılıp yok olasıcalar



    Uyanın bu gafletten

    Uyanın canlar

    Bitsin artık son olsun

    Akan bu kanlar

    Sönmesin artık

    Viran olmasın ocaklar

    Kıyılmasın bebekler

    Boş kalmasın kundaklar

    GÜN GELİR

    Gün gelir asılmaya başlar yüzler

    Arar durur gönül mutluluğu özler

    Unutulur söylenen o tatlı sözler

    Sevince aldanırsın kör olur gözler



    Biter sevgi kavga dövüşler başlar

    Zehir olur tek tek yediğin aşlar

    Sıcak sular dökülür başından haşlar

    Kafana yersin bir biri ardına taşlar



    Durmaz gözünden boşalır akar yaşlar

    Maskeler düşünce çatılır o gülen kaşlar

    Düşününce kahrından dökülür saçlar

    Sevgiyi ne bilsin gözü dönmüş açlar

    DÜNYA

    Ne yaptım ben sana ey zalim dünya

    Her zaman gülmeyi çok gördün bana

    Mutluluktan yana sevgiden yana

    Acı keder başka ne verdin bana



    Sevemezmiydim bende eller gibi

    Uğruna ölünecek sevdam gibi

    Bende özgür olsaydım herkes gibi

    Acı keder başka ne verdin bana



    Bazen umut verdin bazen yalvarttın

    Gün oldu kahredip yürek sızlattın

    Her seferinde beni hep sen ağlattın

    Acı keder başka ne verdin bana



    Beden bir gün kara toprak olacak

    Gidince bilmem sana ne kalacak

    Ölünce mezar taşım dimdik duracak

    Yıkılmayacak o yalancı dünya

    SANA EY VEFASIZ YAR

    Öyle huzurluyum ki senin yanında

    Kimseler çok görmesin aşkını bana

    Yüreğimde hissettiğim sıcaklığına

    Öyle alıştım ki anlatamam sana



    Hiç duymadığım bir duyguydu belki de

    Aç değilim artık ne aşka nede sevgiye

    Senin gibi yar nasip olmaz herkese

    Aradığımı buldum bir gün bitse bile



    Yalancı dünyada bir sen sevdin beni

    Hiç karşılıksız birde ben sevdim seni

    Bir gün ansızın kayıp etsem de seni

    Kim bilir mahşerde buluşuruz belki

    HANĞİSİNE YANAM HANĞİSİNE

    Bir hayal bin bir umutla
    Göndermiştim seni o kutsal ocağa
    Çabuk gelesin,tez dönesin diye
    Dilek tutup çabut bağlamıştım ağaca

    Hangisine yanam hangisine
    Kopan kol,Topal kalan bacağa
    Yetim kalan,öksüz kalan çocuğa
    Hangisine yanam hangisine

    Gözlerim yollarda beklerken seni
    Tabutun omuzlarda geldi bucağa
    Alışamadım sensizliğe bir türlü
    Yoksun artık kimi saram ben kucağa

    Hangisine yanam hangisine
    Kopan baş,sakat kalan bacağa
    Yetim kalan,sönen bunca ocağa
    Hangisine yanam hangisine

    Yasından çıkamaz oldum sokağa
    Bir gün geçmeden herkes uydu çağa
    Ateş düştüğü yeri yakar derler
    Umurundamı,zevkinde bak bey,ağa

    Hangisine yanam hangisine
    Kopan kol,sakat kalan bacağa
    Yetim kalan,öksüz kalan çocuğa
    Hangisine yanam hangisine

    Duymayan kalmadı ahın gitti fizana
    Yer gök inledi aglıyor bak ziğana
    Kulak verin artık yükselen bu fiğana
    Alkış tutar olduk Asker,Polis vurana

    Hangisine yanam hangisine
    Kopan baş,sakat kalan bacağa
    Yetim kalan,sönen bunca ocağa
    Hangisine yanam hangisine

    AH ANA AH

    Doğurmaz olsaydin
    Neden dogurdun beni ana
    Görmüyormusun bak
    Bütün herkes zalimden yana

    Aglayamadim bir gün ana
    Doyasiya kana kana
    Sana degilanam,sana
    Ne gelirse gelsin bu cana

    Dilim dilim ettiler etimi ana
    Siziliyor vallahi çok fena
    Aglama sen ne olursun ana
    Bütün dertler gelsin bu cana

    Oyuncak ettin beni kullara ana
    Istesemde kizamam anam ben sana
    Benim yerime tas dogursaydin ana
    Süt yerine zehir verseydin bana

    Binlerce kere kahroldum ana
    Beddua edemem dua ederim sana
    Ne suçum vardi benim ana
    Bütün insanlar hep zalimden yana